Uykudan uyanınca insanı uyandığına pişman eden, geri
dönmek isteyip de dönemeyince çaresizlikten delirten, hayatta bir defa
görülebilen harika bir rüyasın! O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum.
Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Dolanıp sarmak geliyor içimden,
saramıyorum. Öylesine bağlanmışım ki, sensiz duramıyorum. Seni çok
seviyorum?
Gönlüme taht kurdun, gönlümün sultanı oldun, gece gökyüzünde parlayan yıldızım, sabah ise ruhuma doğan güneşim oldun?
Sen
var ya sen aynı sigaram gibisin. Dumanı gözlerin? Külü dudakların...
Yalnız aranızda bir fark var sigaramı ben, beni ise sen yakıyorsun...
Bir
insanın idealleri olmalı, sonsuzluk gibi. Bir insanın özlemi olmalı,
özlemle açan çicekler gibi. Bir insanın bir tanesi olmalı, tıpkkı senin
gibi.
O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.
Yüreğimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim...
Sen dünyaya sürgün bir meleksin ve ben seni o kadar çok seveceğim ki bir daha cennetine geri dönmek istemeyeceksin...
Sen
bazen zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen hayatın cesaret veren
mutluluk yanı ve sen her zaman sevgimin tek nedenisin.
Günün
ilk ışıkları sahile vurduğunda, martılar yalnızca ikimizin anlayacağı
bir dille şunu fısıldar denizin kulağına: Seni çok özledim...
Seni
seviyorum çünkü elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman, üzüntülerimi
alıp onların yerine o tarifsiz sıcaklığı koymayı başarıyorsun...
Sana
nasıl hitap etmeliyim bilmiyorum. Hayatım desem hayat çok kısa, çiçeğim
desem çiçek soluyor. Sana canım demeliyim, çünkü bu can sen oldukça
yaşıyor...
Doğan her günün sabahında, içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak..
Ben sevdanın sokağında oturuyorum? Geceler hiç bitmiyor, ben hiç uyumuyorum.
Yüreğim hafif ıslaktır benim kuytu köşelerde ağlamaktan ve rengi hafif uçuktur kurusun diye kaç kez güneşe asmaktan.
Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.
Hadi
uyandır beni söyle gördüğüm zamansız bir düş mü? Hadi git, uzaklaş,
yokluğuna inandır beni. Gerçekten yoruldum her bulduğum yerde seni
kaybetmekten.
Gözlerin nehir kirpiklerin köprü olsa, ben üzerinden geçerken ipler kopsa ve düştüğüm yer dudakların olsa.
Buruk
hasret dolu geceleri öldüreceğim bir gün bu ayrılık şarkılarını kurşuna
dizeceğim ve seni benden ayırdığı için kaderimi mahkemeye vereceğim.
Yorum Ekle
1-8-2008 at 3:44pm
oku YETER!!!!
3-4-2008 at 10:56am
mükemmelize
bu siteyi açtığınız için tşk ederim
bütün arkadaşlara tavsiye ediyorm
3-18-2008 at 11:34am